8 Haziran 2010

garip

Bu son olsun diye attığın her adım onu sana biraz daha yaklaştırsın diye beklerken, belkide istemeden onu kendinden uzaklaştırıyorsun. Ama hayat bu. Denemeden insan öğrenemiyor ve en önemlisi kabullenemiyor. İçinden geçenleri çok sorgulamadan, sadece istediğin için yapıyorsun. Belkide bu noktada biraz bencilleşiyor insan. Karşı tarafın ne istediğini, ne hissettiğini bilmeden yapılanlar... Burada garip bir durum çıkıyor ortaya. Zaten tüm yaptıkların onu anlamak, ona ulaşmak için değil mi? "Olsun, bir an önce olsun!" düşüncesiyle, hatalar yapılıyor belki. Tüm bunların sonucu nereye çıkıyor peki?
O'na, onun için.

dilara.

1 yorum:

  1. murathan munganı hatırlattı bu yazı bana. bir kitabından aldığım şu notu.
    "İnsanlar birbirlerine öyle uzak ki. Birbirini sevenler en uzak olanlar. Nesi varsa karşısındakine vermeye çalışır, ama karşı taraf alamaz bu şeylerin çoğunu, aralarına düşer bu şeyler, zamanlar yükselir kule gibi olur. Ve artık birbirlerini göremez olurlar. Birbirlerine yaklaşamaz olurlar."

    YanıtlaSil