Gidenler ve geriye kalanlar hep
Dört duvar arasında bir adam
Özenle örülmüş yanlızlıklar
Işığın geçmediği pencereler
Ve kalın perdeler açması imkansız.
Her sabah olunan sineğin kaymadığı traşlar
Dumanı tüten köpüklü bir kahve
Ciğere işleyen tek başına bir dal sigara.
Getirilir mi şimdi uçup gidenler
Yalvarsan nafile, kararlı adımlar
Bir telefon uzağında yanlızlıklar, vedalar.
Sorsan kime ne? Kimse umursamaz seni, bilmezsin.
Mutlu gününde etrafın sel gibi dolup taşarken
Gece 10dan sonra yanlızsın, duvarlar seninle
Konuşsan , bağırsan , haykırsan sesin kilometrelerce uzakta
Ancak sağır kulak işitmez bir dünya ses bile olsa.
Eller kapatır, eller yok eder ve eller gider.
Bir yabancı şimdi , senden çok uzakta
Yanlızlığında o da düşünür mü seni , bilemezsin kimler düşünür.
Kimlerin yanında rahatsın ki hiç olmadığı kadar kendinle rahatsın
İç hesaplaşmalar duvarlarını kalınlaştırır, seni hapseder
Hapishane gölgesinde dolaşan bir kuş ama senden daha özgür.
Bırak artık bunları, yık kendini , eller gitmiş kalanlar senin ellerin
Aşk bir içimlik sigaradan , köpüklü bir kahveden ibaret
Dön dur yatağında, çarşaf sadece senin, istediğin gibi örtün
Ben duyarım seni, fırtınaların bende de kopar, dümenini bir de ben tutarım.
Arzu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder